1 Nisan 2018 Pazar

KANATLI SEKTÖRÜ İÇİN BİYOGAZ TESİSİ

Kanatlı sektöründe- Yumurta tavukçuluğu- et tavukçuluğu- hindi çiftlikleri ve benzer tesisler de oluşan ham organik atıkların(gübre) neredeyse tamamını işleyecek biyogaz tesislerinin son yıllarda teknolojik olarak geliştiğini önceki yayınımızda belirtmiştik.

Büyükbaş hayvan gübresi işleyen biyogaz tesislerine kıyasla kanatlı atığı işleyen biyogaz tesislerininde kanatlı gübresinin yaratacağı başlıca avantaj ve dezavantajlarından aşağıda özet olarak bahsederek uygulanan yöntemlerdeki farkın nedenlerini anlatmaya çalıştık.

Kanatlı gübresinin avantajları:

* kanatlı gübresi mısır silajına yakın enerji kaynağıdır. 100-150 metreküp/ton başına.

* Temin edilme masrafları düşük.

* İçeriğinde daha fazla azot, fosfor, potas içerdiğinden, çok pahalı mineral gübre yerine kullanılır.

Kanatlı gübresinin dezavantajları:

* Çok yüksek oranda kükürt ve Amonyum-kükürtü(NH4) içerir. Fermentör de yüksek ısıda ve yüksek pH-değerlerinde Amonyak yoğunlaşmasına neden olur. amonyak mikroorganizmaları zehirler! bu durum fermentasyonu bloke eder.

* Yüksek kalsiyum kireci içerir, ve bu da birikimlere neden olur.

* kanatlı gübresinde oldukça fazla kum bulunur, ve kum dibe çöker, karıştırıcılarda ve borularda aşınmalara neden olur.

* Fosfat ve azot yüksekliği gübreleme alanını büyütür!  1 ton gübre için en fazla 2-5 dönüm. 

Bu önemli dezavantajlara rağmen bugün teknolojik olarak yüksek Amonyum konsentrasyonunun neden olduğu fermentasyon bozulmalarının önüne geçilmiş ve kanatlı gübresi biyogaz tesislerinde neredeyse %100 kullanılabilir hale gelmiştir.

Bir sonraki yayınımızda bunu mümkün kılan teknolojik yöntem hakkında özet bilgiler sunacağız.

Hoşça kalın...



3 Ağustos 2017 Perşembe

KANATLI SEKTÖRÜNDE ARTIK BİYOGAZ TESİSİ KURMAK MÜMKÜN...!

Kanatlı sektöründe biyogaz üretimi artık mümkün, hemde büyük oranda kanatlı atığı kullanarak...

Koşullara uyum sağlamış optimal bir yöntemle kanatlı sektöründe biyogaz üretilebilir hale geldi.
Şimdiye kadarki denemelerde, biyogaz tesisleri ancak en fazla %30 oranında kuru kanatlı atığı kullanabiliyordu.Bunun sebebi de, oksijensiz ortamda, fermentasyon süreçleri esnasında oluşan Amonyak yoğunlaşması sonunda faydalı mikroorganizmaların çoğalamadan faaliyetini durdurması sonucu oluşan ve pratikte ,,Çökme,, olarak bilinen bir durumdu..

Şimdi bu sorun artık çözüldü. İşletme halinde olan ve istenen sonuçların alınabildiği tesisler kuruldu ve kurulmaya da devam ediyor.

Fermentasyon sonrası biyogaz gübresi kompostlaştırılarak veya pelet halinde  değerlendirilerek nitelikli sıvı veya katı azot zengini gübre olarak ek katma değer yaratır. Bu gübre tamamen hijyenik ve kokusuzdur.

Türkiye kanatlı sektörünün iyi geliştiği bir ülke olarak bu alanda oldukça büyük bir potansiyele sahip. 

Kanatlı atığı ile çalışan biyogaz tesisleri şu değerleri de üretir;

* Kanatlı atığı tamamen hijyenik hale gelir

* Hijyenizasyon modüler olarak büyütülebilir

* Biyogaz gübresi fermentasyon sonrasında kompostlaştırılarak daha yüksek nitelikli gübre haline gelir

* Sıvı gübre doğrudan tarla da veya serada kullanılabilir

* Kullanım esnasında koku oluşmaz!

* Kojenerasyon ünitesinde elde edilen ısı doğrudan çiftlik ihityacı için kullanılır

* Mineral gübreye ihtiyaç kalmaz

* Sıvı gübre bitkisel gübrelemede çok iyi sonuçlar verir

kanatlı atığı ile biyogaz ve enerji üretimi artık tüm kanatlı sektörü için kilit bir teknoloji olarak önemli bir rol oynayacaktır.
Biyogaz tesisinde üretilen ısı enerjisi hangarların ısıtılmasında doğrudan kullanılarak, toplam verimlilik artacaktır.


Bundan sonraki yayınımızda bu işin biraz da olsa meraklıları için teknik detaylara değineceğiz, kanatlı sektöründe yeni bir dönem başlıyor...

Sorularınızı bekliyoruz...

Hoşça kalın... 








5 Şubat 2017 Pazar

BİYOGAZ YENİ ENERJİ TESİSİ KURMAK İÇİN HİBE VE TEŞVİKLER-2

Tarımsal kalkınma hibe desteklerinden yenilenebilir enerji tesisi kurmak için faydalanmak isteyen başvuruların çok büyük bir kısmının Güneş enerjisinden Elektrik üretimi maksatlı olduğunu gözlemliyoruz...
Öyle ki, hayvancılık işletmelerinin çoğu (%90) dahi Güneş enerjisi tesisi için başvuruda bulunuyor.

Hibe başvurusu kabul edilen bir işletmecisine hangi tür tesis kurarsa kursun projesini 2017 sonuna kadar tamamlaması koşulu getirildi. İlk bakışta bunun normal bir süreç olduğu kanısına varıyorsunuz, yeterli bir zaman gibi görünüyor.
Oysa, küçük ve orta ölçekli olsa dahi, projelerin en önemli fazı planlama safhasıdır.
Hibe başvurusu esnasında verilen ''Proje'' sadece bir ön ve çok kaba bir tasarımdır, hiç bir detay içermez. Başvuruların değerlendirilmesi ve kabulü, daha sonra hibe sözleşmelerinin imzalanması süreçleri ile zaman fark etmeden kaçıp gider...
Kendi deneyimlerimizden özümsediğimiz sonuçlara göre, hibe başvurusu kabul edilmiş başvuru sahiplerine projelerini planlama süreçleri tamamlama sürecine ilave olarak verilmelidir. Neden?

> Çünkü, doğru bir planlama ya dayanmadan yapılan hiç bir proje ön görülen zamanda bitirilemez!

> Çünkü, doğru bir planlama olmadan gerçek proje bütçesi hazırlanamaz ve sadece kaba tahminlerden oluşur. Bütçe aşılır, ve finansal sorunlar başlar..

Bir örnek verelim; 250 KWe gücünde bir biyogaz projesi için planlama süreci en az 2-3 aydır. Bitirme süreci ise, en az 6 aydır! Ayni kurulu max. güçte bir GES- projesi 250 KWp için planlama süreci max. bir aydır, ve bitirilme süreci en çok 2 -3 aydır.
Şimdi her iki projenin bütçesine bakalım; 250 KWe BES projesi için tahmin edilen bütçe: 3.000.000.-TL,

250 KWp GES projesi için tahmin edilen bütçe: 1.250.000.- TL..!

GES projelerindeki başvuruların yoğunluğunun nedeni açıkça görülmektedir, çok daha düşük, ve hibe kapsamına daha uygun bir yatırım bütçesi ile kurulum mümkün olabiliyor.

Burada keskin bir ticari bakış ve değerlendirme gerekiyor. Bir biyogaz tesisi yılda 8.365 saat neredeyse hiç kesintisiz... elektrik ve ısı enerjisini ayni anda üretirken, Güneş enerjisi ile depolamasız yılda sadece 2300-2500 saat sadece elektrik enerjisi üretiliyor. Enerji depolama için bir o kadar daha yatırım yapmanız gerekiyor..

Hayvansal atıklarınızın gübre olarak işlenmesi, ve değerlendirilmesini hiç hesaba katmadık! 

Projelerin hibe kapsamında en fazla 1.Milyon TL. ye kadar destekleniyor olması ise ayrı bir kritik nokta.
Yukarıdaki örnekte, 250 KWe- kojeneratif bir biyogaz projesi için yaklaşık, 3 Mio.TL. bütçe tahmininde bulunmuştuk, başvuru sahibi olarak bunun en fazla 1/3 nü hibe olarak aldığımızı düşündüğümüzde, geri kalan 2/3 lük kısmı için, yani yaklaşık %70 lik kısmını kendi öz kaynaklarımızla, veya dış sermaye ile karşılamamız gerekiyor.. bu oldukça tökez taşı dolu bir yol..!

250 KWp bir GES projesi için ise, kendi öz sermaye payımız aldığımız hibenin sadece 1/4 ü kadar az... durum oldukça açık;

Akılcı projeler için hibe üst limitlerinin daha gerçekçi olması gerekiyor, en az üst sınır 3 Mio. TL. olmalı. 

Gelecek yayınımızda, proje değerlendirme kriterleri ve sonuçlanan başvurular hakkında bir şeyler söyleyeceğiz.

Hoşca kalın!
  








21 Ocak 2017 Cumartesi

BİYOGAZ YENİ ENERJİ TESİSİ KURMAK İÇİN MEVCUT HİBE VE TEŞVİKLER

Biyogaz veya diğer alternatif enerji sistemlerini hayvancılık işletmelerinde ve genel olarak tarım sektöründe kurmak ve işletmek için geçen yılın son çeyreğinde yeni bir hibe programı getirildi. Birinci başvuru süresi de Aralık ayı sonunda sona erdi. Bu teşvik ve hibe programı 2020 ye kadar devam edecek.

Başvuruların kesin sayısını bilmiyoruz, daha önceki hibe programlarından daha düşük olduğunu proje yazan tarımsal danışmanlardan duyduk. 
Yorumladığımız kadarınca, toplam yatırım bedeli 2 milyon TL yi geçmeyen yatırım bedelinin %50 si kadarını hibe olarak almak mümkün.
Son başvurular sonuçlandığında hangi projelerin daha güçlü veya öncelikli olarak desteklendiğini, hangi kriterlerin daha önemli olduğunu, hangi yörelerin daha çok teşvik aldığını, somut olarak belirleyecek ve analiz edeceğiz.

Bu konuda özellikle biyogaz projelerinin bu desteklerden faydalanabilme durumunu irdeleyeceğiz.
Genel bir tespit olarak, biyogaz yatırımlarının güneş ve rüzgar enerjilerinden daha çok yatırım sermayesi gerektirdiğini söyleyelim.
Sebebi şu; Biyogaz tesisleri belli bir proses teknolojisi içermekte ve yine belli bir yönteme dayanmaktadır. 
Ne ki, bizim çeşitli yatırım projeleri için yaptığımız yapılabilirlik etüdlerinde(fizibilite) biyogaz tesislerinde yatırılan sermayenin geri dönüşü(ROI) Güneş ve Rüzgara göre daha hızlı ve daha yüksektir. 

Yapılabilirlik kriterlerinin en önemlisi toplam yatırım sermayesinin maliyeti ve zaman içindeki getirisidir. Buna ekonomistler rantabilite de diyorlar. Daha önceki yayınlarımızda biyogaz tesisleri için finansman temini konusunu etraflıca incelemiştik, bankalar şimdilerde bundan önceki yıllara kıyasla konu ile daha çok ilgilenmeye başladılar, ancak kredi temininde çok fazla blokaj ve engel var, serbest sermaye yatırım finansmanında oldukça temkinli ve çekimser davranıyor.
Proje finansmanında vadeler çok kısa dönemli, risk güvenceleri çok sert ve esnek değil.
Öyle ki, eğer bir türlü projeniz için para bulursanız, bu para karşılığında risk durumunda her şeyinizi kaybedebilirsiniz!

Bu manzara karşısında yatırımcı için hibe ve teşvikler çok fazla önem kazanıyor...

Bu yazı dizimizde, yatırım sermayesi kaynaklarını, projeniz için yatırım sermayesi bulmada hangi yordam ve yöntemlerin etkili olduğunu, adım adım ne yapmanız gerektiğini, alternatif yolların neler olduğunu sizlere kendi deneyimlerimizden aktaracağız.

Yazı dizimiz kesintisiz devam edecek, bu arada sormak istediklerinizi ve değerli görüş ve yorumlarınızı bekliyoruz.

saygılarımızla, hoşça kalın...

  








17 Nisan 2016 Pazar

ÇİFTLİK TİPİ KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ KOMPAKT BİYOGAZ TESİSLERİ -5

Değerli blog okuyucuları;

Son aylarda blog okuyucularımızın sayısı giderek artıyor. Çiftlik tipi kompakt biyogaz tesisleri özellikle Türkiye de kurulu süt ve besi hayvancılığı işletmeleri için geliştirilmiş çok az yer kaplayan, çok kolay işletime sahip, ilave iş gücü gerektirmeyen bir yapıdadır. 

100 sağmal ve üzeri hayvan sayısına sahip tüm işletmeler küçük tip biyogaz tesisi kurabilirler. Bu günlerde detayları açıklanacak IPARD proje destekleri kapsamında bu tesisler daha kolay kurulabilecektir.
IPARD destek programından yararlanma koşulları ve detayları hakkında uzman görüşlerine gelecek yayınlarda değineceğiz.

Küçük kompakt  çiftlik tipi biyogaz tesisleri neredeyse tamamı yerli imalatla kurulabilecek şekilde planlanmış ve projelendirilmiştir.

Tesisin ana kısımları:

Tesisin kurulu gücüne göre bir ila dört adede kadar olabilecek çelik silo(yerli imalat)

> Silo altına yerleştirilmiş makina dairesi,

> Bir adet tam otomatik kuru gübre dozajlama aygıtı, Almanya menşeli

> Bir adet konteyner içinde hazır kur-çalıştır kojenerasyon ünitesi, 50- 75- 100 -150- 190- 220- 250 KW güçlerinde,(500 KW a kadar.) Almanya menşeli

> Bir adet tam otomatik acil gaz yakma meşalesi, Yerli veya muadili 

> Bir adet Biyogaz saflaştırma aygıtı, yerli

> Bir adet Proses kontrol, kayıt, yönetim sistemi Almanya menşeli


3D resimde ön tarafta görülen silindir şeklindeki yapı, akışkan haldeki ham gübrenin ilk toplandığı ve içinde karıştırıcı olan çoğunlukla betonarme yapıda bir tanktır.

Biyogaz tesisi kurmak isteyen tüm çiftliklerde böyle bir toplama, karıştırma ve dengleme tankı(depo) bulunmalıdır. mekanik sıyırıcılı tesislerin çoğunda vardır.

Bu resimde dört adet silo görünmektedir. Siloların kapladığı alan sadece 50 metrekaredir. 

En sağ tarafta yer alan çadır şeklindeki yapı, biyogaz gübresinin ve biyogazın depolandığı kısımdır. 
Bu kısımın hemen sol tarafında koyu yeşil renkte konteyner içinde kojenerasyon ünitesi yer almaktadır.

Bu tesisler, kabaca belirtmek gerekirse kurulu güce göre, 400.000. - ila 1.000.000.- Avro arasında mal olabilmektedir. Ayni tesis tamamen klasik sistemde yapılmış olursa, bu maliyetler %50 ye kadar artabilir.!

Yakın bir gelecekte, tamamen kanatlı sektörü, tavuk ve hindi çiftlikleri için geliştirilmiş çok yeni bir sistemi bu blog ta açıklayıp anlatacağız.

Değerli blog okuyucuları, bize ulaşın, yazın, sorun, isteyin, ülkemizde biyogaz potansiyeli oldukça yüksek, ne ki, biyogaz tesisi kurma maliyeti Güneş enerji sistemlerine göre yüksek. Göz ardı edilemeyecek kadar önemli nokta, Güneş enerji tesislerinde enerjinin ışıkta var olduğu, panel verimlerinin %20 leri aşamamış olması, ve panellerin uzun yaz boyunca 70-80 dereceye kadar ısınması sonucu yarı iletken teknolojisine dayanan bu sistemlerin arıza sıklığının fazla oluşudur. 

Güneş enerjisi gelecekte son derece önemli hale gelecektir, bunda hiç süphemiz yok. Ancak bir biyogaz tesisinin yılın neredeyse her günü tam yükte ve %95 verimle çalıştığını da hesaba katmak gerektiğini aslında söylemeye bile gerek yok...


Gelecek yayında Biyogaz tesisleri için mevcut teşvik ve hibe destekleri üzerinde duracağız ve girişimci çiftlik işletmecisine ışık tutmaya çalışacağız..

Yorum, görüş, ve kritiğiniz bize yol gösterecektir. Geniş ilginiz, takibiniz, ve desteğiniz için sonsuz teşekkürlerimizi sunarız..

Hoşça kalın..















10 Nisan 2016 Pazar

ÇİFTLİK TİPİ(KÜÇÜK) BİYOGAZ TESİSLERİ -4

Çiftlik tipi, küçük ve orta ölçekli biyogaz tesislerinin yapısı;

Çiftlik tipi biyogaz tesislerinin asıl amacı, büyük baş veya kanatlı sektöründe çiftlikte oluşan ve değerlendirilemeyen, çevre sorunları yaratan ve bertaraf problemi olan hayvansal atıkların çiftlikte, yerinde enerji üretimi için değerlendirilmesini sağlamaktır.

Kanatlı sektörü ve süt hayvancılığı sektöründe aktif olan çiftliklerin enerji giderleri(elektrik, ısı ve mekanik güç) giderek artmaktadır ve gelecekte de artmaya devam edecektir.  

Çiftlik tipi küçük ve orta ölçekli biyogaz tesislerinin kurulu güç aralığını 100 KWe ile  500 KWe olarak belirleyebiliriz. Bu belirleme herhangi bir standarda dayanmamakla beraber pratikte bu aralık kabul görmüştür.
Bu tip biyogaz tesislerinde çıkış noktası biyogaz tesisinde kullanılan ham maddenin en az %80 nin veya tamamının çiftlikte oluşan atıklarla beslenmesi gerektiğidir.

Çiftlik tipi tesislerin planlamasında şu çıkış koşullarına dayanmak zorunludur;

1- Tesis çok büyük oranda çiftlikte oluşan biyokütle(ham gübre, çürük silaj, yem artıkları, vbg.) kullanılmalıdır,

2- Biyogaz tesisi mümkün olduğunca az yer kaplamalıdır, (kompakt yapı)

3- Biyogaz tesisi ilave iş gücü gerektirmemelidir,

4- Biyogaz tesisi çok basit bir yapıda olmalı ve sık bakım gerektirmemelidir,

5- Biyogaz tesisi tam otomatik bir işlevselliğe sahip olamalı, ve uzaktan kontrol edilebilir olmalıdır,

6- Tüm yıl boyunca en az 8000 saat enerji üretmelidir.


                                Kompakt, çiftlik tipi bir biyogaz tesisi

 Ön tarafta soldan sağa doğru silindirik yapıda bir ön toplama karıştırma ve denge havuzu bulunuyor. Tesise ham ve taze gübre buradan pompalanır. hemen önünde 4 adet çelik yapıda fermentörler görülmekte. Fermentörler kurulu güce göre en az iki adet olmalıdır.

Daha sağ da, yesil renkli bir çelik konteyner içinde kojenerasyon ünitesi yer almakta, ve en sağda ise bir adet entegre yapıda gaz ve son fermentasyon yer havuzunu görüyorsunuz. Hepsi bu kadar... Kapladığı alan yaklaşık 700 m2, kurulu gücü: 250 KWelektrik, 235 KWtermik.

Kurulduğu çiftliğin yıllık ham gübre miktarı yaklaşık 10.000 ton/yıl, ve

verimi:  %95 !  müthiş! Gaz verimi konvansiyonel tesislere oranla aynı miktar gübrede %30 daha fazla! Bu veriler gerçek, reklam yok!...

Tesisin neredeyse tamamı yerli imalatla gerçekleşiyor. En uygun kullanım alanı büyük baş süt ve besi hayvancılığı çiftlikleri ve işletmeleri.

Bundan sonraki yayında, tesisin özelliklerini, işletim şeklini, ve çalışma prensibini inceleyeceğiz.



Hoşça kalın....

















20 Mart 2016 Pazar

TÜRKİYE KOŞULLARINA UYGUN KÜÇÜK TİP BİYOGAZ TESİSLERİNDE KANATLI SEKTÖRÜ (4)

Değerli blog okuyucuları ve takipçilerim, yine 3 ay gibi bir aradan sonra birlikteyiz.

Bu yayında, özellikle kanatlı sektörü üzerinde duracağız. 
Tüm kanatlı çiftliklerinde(tavukçuluk, hindi yetiştiriciliği, ve diğerleri) enerji ihtiyacı diğer tüm hayvancılık işletmeleriyle kıyaslandığında, tüm yıl boyunca oldukça yüksektir.

Kanatlı hayvancılık işletmelerinde oluşan biyolojik atık genellikle kurudur ve bugüne kadar biyogaz tesislerinde tek başına kullanılması aşırı Amonyak konsantrasyonundan dolayı mümkün olmamıştır.
Bizim de çok yakından takip ettiğimiz son yıllardaki yeni teknolojik yöntemlerle Kanatlı sektöründe oluşan kuru/katı atıkların biyogaz tesisinde tek başına(Mono şarj) olarak kullanılması bundan sonra mümkün hale gelecektir.

Yakın bir tarihte, muhtemelen bu yıl içinde, yeni sistemi  yayınımızda tanıtmayı planlıyoruz.
Kanatlı sektörü için geliştirilen yeni yöntem de atıklar sıvı hale getirilmeden ''Kuru fermentasyon'' la işlenerek kesintisiz ve sorunsuz biyogaz üretimi mümkün olmaktadır.
Kanatlı sektörünün yaz aylarında soğutma, kış aylarında ısıtma ihtiyacı yüksektir. Kanatlı sektörü için geliştirilen yeni yöntemde, her iki ihtiyacı karşılamak mümkün olacaktır.

Kanatlı sektörü için geliştirilen yeni yöntemde inşai masraflar bilinen klasik tip biyogaz tesislerine göre oldukça daha azdır ve daha kısa zamanda kurulmaktadır.
Kuru fermentasyon yöntemi ile gazı alınan atıklar fermentasyon sonrasında çok basit ve kolay bir yöntemle kokusuz nitelikli azot bakımından zengin bitki ve toprak gübresine dönüşmektedir.

Kanatlı sektörü için özel olarak geliştirilmiş bu yeni yöntemle ülkemiz kanatlı sektörüne önemli bir hizmet sunulacaktır.
İlgi duyan sektör yatırımcıları ve işletme sahipleri bizden bu konuda bilgi alabilirler.

Ülkemizde hayvansal atıkların enerji ve gübre üretiminde kullanılması ile ilgili çalışmaların bakanlıklar düzeyinde yapıldığını biliyoruz. Bu çalışmaların çıkarılacak yeni ve sektörü doğrudan ilgilendiren yönetmeliklerle düzenlenmesi beklenmektedir.

Zira, bazı yoğun hayvancılık yapılan bölgelerde hayvansal atıkların çok önemli biyogaz potansiyeli oluşturduğu, ancak değerlendirilmemesi durumunda, önemli çevre sorunları yarattığı, ve üreticilerin ağır para cezası ödedikleri de bir gerçektir.

Kanatlı sektörü de oluşan atıkların, taşınmadan yerinde, doğrudan enerji üretiminde kullanılmasını sağlayacak teknolojik gelişmeyi sizlerle yakında bu yayında paylaşacağız...

Hoşça kalın..


Sorularınızı ve düşüncelerinizi bize bildirin!